Arşiv ‘Güncel’ Kategori
Tarih:Kasım 13, 2008 - Yazan:yusuf
Yazmıyorum Artık
Yazmıyorum artık teknoloji, dizayn veya tema ile ilgili yazıları. Bundan sonra sadece teknolojinin olmadığı yazılar yazmak istiyorum. Zaten konuyla ilgili birçok blog sitesi mevcut. Kopyala yapıştırdan başka bir anlamı olmayan yazılara dönüşüyor bir noktadan sonra. Gelir elde etmek isteyenler için birebir yazılardır aslında teknoloji temelli yazılar ama ben bu blogumdan öyle ahım şahım bir para kazancı beklemiyorum. Neyse bundan sonra politika, kültür-sanat ve karalamaların yer aldığı yazılar yazmaya gayret edeceğim. Teknoloji ile ilgili yazılarıma ise uzun süredir satın alıp kullanmadığım blogcini.org sitesinden ingilizce olarak devam edeceğim. Daha yeni bu işe koyulduğum için içerik olarak pek bir zayıf ama sağdan soldan topladığım kopyala yapıştırlar ile içerik bakımından zenginleşecek. En azından web dünyasında neler oluyor takip edebileceksiniz. Belki burdan para kazanırım belli mi olur?
Tarih:Kasım 10, 2008 - Yazan:yusuf
Numara Taşıma Mevzusu
Türkiye cep telefonu teknolojisinde geçte olsa önemli adımlar atmaya devam ediyor. Bunlardan bir tanesi de numara taşınabilirliği mevzusu. Dünden itibaren isteyen aboneler numaraları değişmeden operatörlerini değiştirebilecek. Avrupadaki örneklerine baktığımızda abone sayılarında pek değişimlerin olmadığı gözlemlense de ülkemizde nasıl bir etki yaratacağı merak konusu. Özellikle sektörde varlığını sürdürmeye çalışan Vodafone ve Avea numara taşınabilirliği ile yeni aboneler çekme yarışına girmiş bulunmakta. Sektörün lider gsm operatörü Turkcell ise hizmetlerinin kalitesini ön plana çıkararak gücüne güç katmak istemektedir. Açıkçası ben bu mücadelenin sonucunu merakla bekliyorum. Dünden beri birçoğumuza çeşitli operatörlerden mesajlar gelmeye başladı ve tarifeleri ile ilgili iştah açıcı bilgiler sunmaktadırlar. Ben de 3 operatörün sitelerini araştırıp numara taşıma konusunda kampanyalara göz atma fırsatım oldu. Avea için buraya, Vodafone için buraya ve Turkcell için şuraya bakıp siz de avantajlar ile ilgili bilgi alabilirsiniz. Kullanıcısı olduğum Avea’nın bu yarışta pasif olduğunu söylemeden geçemiyeceğim. Vodafone ise kurumsal kimliğine çok uygun reklam ve kampanyalar ile açıkçası gönlümü fethetmiş durumda.
Son olarak telekominikasyon kurumunun bir hizmetinden bahsetmek istiyorum. Hangi numara hangi operatörden hizmet alıyor onu bulmak için şu linkten numarayı girip operatörü bulabilirsiniz. Şu anda sitede problem var ki ben giremedim ama eminim sular durulduktan sonra site kullanılabilir seviye inecektir. İşe yarıyan bir site olduğu için bahsetmek istedim. Numara taşıma mevzusunun sektöre rekabet ve abonelere daha iyi hizmet getirmesi dileğiyle…
Tarih:Kasım 8, 2008 - Yazan:yusuf
Erzurum’da Seyrüsefer

Hiç abartmadan söylemek isterim ki ömrüm yollarda geçiyor. Okul zamanlarım, lisans hayatım, gurbet günlerim, memleketime gelmek için ömrümün en uzun ömrümün en kısa zamanlarını harcamak beni yoruyor artık. Zorunluluktan gitmek istemiyorum bir yerlere. Canım istediğimde kafamın isteğine göre hareket etmek ve yeni yerler keşfetmek işte tek istediğim bu aslında. Haftasonu büyüdüğüm şehirde annemi babamı ve arkadaşlarımı bırakıp ellerimde kocaman bavullarla doğduğum ama doyamadığım memleketime döndüm ve uyku nöbetleri tutarcasına iklimiyle kesinlikle farklı olduğunu düşündüğüm erzuruma geldim. Hem kpds sınavı için hem de uzun süredir gelip görmek istediğim yemrenin üniversitesini gezme fırsatım olacaktı. Şehre inene kadar, sokakları otobüs camından görene kadar herşey çok güzeldi fakat ömrünün uzun bir kısmını batıda geçiren bir adam için soğuk bir karşılama vardı gökyüzünde. hava soğuk ama gökyüzü açık dağlar karlarla kaplanmış ev yolunda eve varana kadar titreye titreye muhabbetler. Yemrenin arkadaşları havanın aksine çok sıcak kral adamlar. Benim şansım herhalde bilmiyorum ama hep iyi insanlarla karşılaşıyorum bir de bu yörenin vermiş olduğu samimiyet ve içtenlik olunca buraya gelişlerin keyfi iki kat artıyor.
Her cümle başı gardaş kelimesi yükseliyor buralarda memleketime geldiğimden beri artık daha iyi karşılaştırma fırsatım oluyor farklı kültürleri farklı iklimleri. Evden çıkıp çarşı yoluna saptığımızda ömrümün güzel baharlarını yaşadığım ankara aklıma geldi. En işlek caddesi kesinlikle kızılaya benziyordu ve tek eksiği üst geçitlerdi. Kısa bir şehir turundan sonra neden önceden gelip görmediğim konusunda kendime kızdığım atatürk üniversitesini gezme fırsatım oldu. Üniversite alanı çok geniş ve mimarisi ile çevre düzenlemesi ile tam bir kampüs üniversitesi. Nice üniversiteler gördüm ama atatürk üniversitesi kampüsü ile gönlümü keşfetmiş bulunmakta. eğitim kaliteside anlatılanlara göre iyi seviyede olmasına rağmen doğuda olmanın dezavantajlarını yaşıyor. İnşallah bölgenin makus talihi insanların bakış açılarının değişmesi ile beraber düzelir.
Erzurum ile ilgili yazacaklarım şimdilik bunlar. Devamında görüşmek dileğiyle ![]()
Tarih:Ekim 27, 2008 - Yazan:yusuf
Türksat 3A Yeni Frekanslar
TURKSAT A.Ş tarafından yeni hizmete sokulan TURKSAT 3A Uydusundaki frekans geçiş süreci 27-10-2008 tarihi itibarı ile başlamıştır.Ancak bu geçiş 29-10-2008 tarihine kadar süreceğinden (Şimdilik öngörülen süre) lütfen zaman zaman Network frekansı olan
Frekans: 12.731Mhz Sembol Oranı: 3333 FEC Değeri: 3/4 Polarizasyon : Vertikal (Dikey)
Frekans ve değerlerden Network Taramayı açarak tarama işlemini yapınız.
Digital Platformlara ait kullanıcılar ise eğer teknik sorun yaşıyorlar ise,üyeliklerinin bulundukları kuruluşları arayarak yardım alabilirler. Makineye yazılım attırmanıza gerek yoktur.
Tarih:Ekim 23, 2008 - Yazan:yusuf
Geldiğim Yere Dönmek
Memleketimde işe başlıyacağıma seviniyorum ama günler geçtikçe yerleşik yabancı olmaktan korkuyorum. Uzun süre oldu buraladan gideli. Ömrümün yarısından çoğu başka bir şehirde başka bir coğrafyada başka bir kültürde geçti. Doğduğum şehre dönmenin vermiş olduğu sevinci yaşarken içimde çoğu zaman yabancıymışım gibi hissediyorum kendimi. Buralara alışmak zaman alacak benim için. Doğduğum yer olmasa da doyduğum şehre gitmek için yarın yola koyuluyorum. En az 1 sene daha gidemem işe başlayınca. Arkadaşları, dostları ve hocalarımı görme fırsatı benim için. 1 hafta bile kalmadan geri döneceğim bundan sonra hayatımda büyük yer kaplıyacak memleketime. Geldiğim yere geri dönüyorum ama bu sefer sadece eşyalarımı toplamak ve veda etmek için.
Tarih:Ekim 12, 2008 - Yazan:yusuf
Yeni Bir Başlangıç
Uzun süre oldu birşeyler karalamayalı. Hayatın buhranı içinde yolumu aramaya çalışırken lükse kaçıyordu vaktimi buralarda harcamak. İyi kötü okunduğumu bilmeme rağmen belirsizlik duvarları etrafımdayken içimden hiçbirşey gelmiyordu kendimi ifade edebilmenin en kutsal yoluna dair. Yazmak özgürlüktür diye debelenip dururken ortalıkta yazamadığım, karalayamadığım her an kendimi eksik hissettim. Etrafımdaki belirsizlikler birbir yıkıldıktan, etrafımdaki duvarlar teker teker yok olduktan sonra bana düşende yepyeni bir başlangıç yapmak olacak. Bundan sonra zırt pırt sitemle uğraşmayacağım. Aklımda ve gönlümdeki temayı yaptıktan ve belirsizlikleri omuzlarımdan attıktan sonra bana kalan tek şey birşeyler üretebilmek. Üretip başkalarından birşeyler öğrenmek. Başlangıçları hep sevmişimdir. İnsana çok şey anlatıyor öncesi ve sonrasıyla. Güzel ve uzun soluklu bir başlangıç olması dileğiyle haydi başlayalım…
Tarih:Mayıs 17, 2008 - Yazan:yusuf
Gençlik Meclisi
2 sene önce katıldığım ve meclis bünyesi içinde Sayın Yaşar Yakış’ın komisyon başkanlığını yaptığı Avrupa Birliği Uyum Komisyonunda 3 arkadaşımla birlikte staj yapmamı sağlayan Başkent Staj Programı bu senede bir senelik aradan sonra çalışmalarına devam ediyor. Siyaset Bilimini merak eden ve bu konudaki bilgilerini pratiğe dönüştürmek isteyenler için kesinlikle tavsiye ettiğim bir program. Bu konuda bildiğim kadarıyla ülkemizde ilk ve tek olan bir proje. Hayatımın dönüm noktalarından biri olan ve bana çok şey katan bir staj dönemi yaşamıştım. Çeşitli parti gruplarındaki katılımlar, komisyon toplantılarına izleme fırsatı, birçok vekil ile tanışabilme imkanı, cuma günleri yaptığımız yuvarlak masa toplantıları, konferanslar ve en önemlisi çok kral arkadaşlıklar edindim.
Gelelim bu seneki programa.Bu sene 120 kişinin seçileceği bu program 14 Haziran tarihinde başlayacak ve 4 hafta sürecek. Program siyasi parti genel merkezleri, bakanlıklar ve ihtisas komisyonlarında 3 hafta sürecek stajla devam edip 7–11 Temmuz 2008 tarihlerinde yapılacak Model Parlamento çalışması ile son bulacaktır. Özellikle model parlamento süreci kesinlikle yaşanması gereken bir süreç. Gerçek meclisi aratmayan hararetli tartışmaların yaşandığı ve renkli görüntülerin olduğu bir ortam . Yaz tatilini boş geçirmek istemeyenler için kesinlikle katılası bir program. Sınav hazırlığında olmasam koşa koşa giderdim vallahi.
Şimdi program ile ilgili olarak elime geçen belgeleri paylaşayım. Bu yazıyı görüpte gitmek isteyen ve başvurmak isteyenler olabilir. Program ile ilgi bilgileri buradan alabilir, başvuru formunu şuradan indirebilirsiniz. Umarım kabul alırsınız…
Tarih:Mayıs 17, 2008 - Yazan:yusuf
Avea Müzik İndir
Avea kullanıcısı olarak ve etrafımda kullanan arkadaşlarımın çokluğunu bildiğim için avea ile ilgili bu haberi paylaşmak istedim. Korsanla mücadele konusunda gün geçtikçe ülkemizde çeşitli projeler üretilmeye başlandı. Korsan cd ve internetten usulsüz bir şekilde indirilen albümlerden dolayı sanatçılar her konuşmasında bu durumdan yakınmaktadır. Yurtdışında cüzi fiyatlarla albüm indirilmesine olanak sağlayan sistemler ülkemizde de yaygınlaşmaya başladı. Geçtiğimiz aylarda türkiyenin internet servis sağlayıcısı olan TTNet belli şartlar altında legal bir şekilde albüm indirilmesini sağlayan bir platform kurmuştu. Şimdi buna benzer bir oluşumu avea hayata geçirmek üzere. İşte haberin ayrıntıları;
“Avea, Müzik Yapımcıları Birliği (MÜYAP)’la yaptığı işbirliğiyle MÜYAP’ın dijital ortamdaki 80 bin eserlik kataloğunu, abonelerinin hem bilgisayarlarına hem de cep telefonlarına indirmelerini sağlayacak “Avea Müzikİndir” servisini başlatıyor.
Avea Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı İlker Koçak, Avea’nın, abonelerine yıllardır müzik dinleme konusunda hizmet verdiğini söyleyerek, “2004 yılında Ringa servisini pazara ilk defa yine biz sunduk. Ardından 2006 yılında hayata geçirdiğimiz Müzikİndir servisimiz ile MÜYAP kataloğundaki şarkıların tamamını mobil kullanıcıların hizmetine sunan ilk operatör olarak dijital müzik pazarında yeni bir sayfa açtık” diye konuştu.
Ücretsiz indirme
Avea abonelerinin, www.aveamuzik.com ve wap.avea.com.tr’ye girerek, MÜYAP kataloğundaki 80 bin Türkçe şarkıdan istediklerini hem cep telefonuna, hem de bilgisayara ücretsiz indirebileceklerini kaydeden Koçak, yeni faturalı hat alan abonelerin abonelikten itibaren iki fatura döneminde servisi ücretsiz kullanabileceklerini söyledi. Koçak, yeni kontörlü hat sahiplerinin de 15 gün içinde 100 kontör yüklenmesi şartıyla, servisi 60 gün ücretsiz kullanım hakkına sahip olacaklarını anlatarak, “Mevcut faturalı hat sahiplerinde ise, faturası 35 YTL ve üzerinde olan abonelerimiz, takip eden fatura dönemi boyunca ücretsiz kullanım, 250 kontör ve üzeri yükleme yapan faturasız hat kullanan abonelerimiz yüklemeyi takiben 30 gün süresince ücretsiz kullanım hakkına sahip olabilecekler. MÜYAP kataloğu dışındaki yabancı şarkılar ise faturalı hatlar için 2.70 YTL, faturasız hatlar için 25 kontör karşılığında indirilebiliyor” diye konuştu.”
Tarih:Nisan 2, 2008 - Yazan:yusuf
Web Tasarım Yarışmasındaki Başarım
İlimizde gerçekleşen üniversite ve belediyenin ortaklaşa düzenlediği “Manisa’yı Tanıt” konulu web tasarım yarışmasının sonuçları dün belli oldu ve bugün ödül töreni vardı. Başarılı bir şekilde tasarlanan web siteleri vardı ve yarışma amatör ruha uygun ve teşvik edici nitelikteydi. Ben de bahsi geçen yarışmaya katıldım ve tasarım kabiliyetimi ortaya koymaya çalıştım. Html ile yaptığım sitenin tasarımı bence idare etmesine rağmen html olarak yaptığım için içimde çeşitli tereddütler vardı yarışmanın sonucuyla alakalı. Dün yoldayken manisa telefon kodlu numarayı görünce yarışmaya dair içimde bir heyecan oldu ve kaçıncı olduğumu öğrenmek için sabırsızlık içindeydim. Beyaz filin tam ortasında durup konuşmaya devam ederken serbest katılımcılar arasında 3. sırayı aldığımı öğrendiğimde çok sevinmiştim sonuçta emeklerim boşuma gitmemişti ve yeni bir telefona sahip olmuştum. O heyecanla akşam eve geldiğimde yapılan web sitelerinin bazılarının amacından uzak olduğunu gördüm. Basit,çok dilli ve şehir ile ilgili bilgilerin olduğu, haber sitesinden ziyade tanıtım amaçlı ve hemen hazmedilecek web siteleri yapmak gerekiyor. Fikir olarak kendi yaptığımın daha doğru olduğunu sonuçta ili tanıtan sitede ilin özellikleri ve güzelliklerinin yer alması gerektiğini düşünüyorum. Sonuçta bunlar beni web tasarım konusunda daha da yüreklendirdi. Bu konuyla ilgili bilgi ve becerilerimi arttırırsam ileride daha fazla başarılı olacağıma eminim.
Hazır il tanıtımı mevzuyken konuyla ilgili birkaç görüşümü de yazmak istiyorum. Bacasız sanayi olarakta bilinen turizm payını ülkemiz arttırabilecek kabiliyette ve doğal güzellikler bakımından ülkemiz çok zengin. Manisa şehride bu bakımdan tarihi, turistik, doğal zenginlikleri ile ülkenin önde gelen şehirlerinden bir tanesi. Web tasarım yarışmasına katılırken çeşitli yurtdışı şehirlerinin sitelerinide inceleme fırsatım oldu ve ülkemizde köy kasaba diye niteleyeceğimiz yerleri öyle bir paketleyip, süslemişlerki tek kelimeyle inanılmaz. Bu bakımdan her ilin çok iyi bir şekilde veritabanı oluşturup birçok dile hitap eden, içinde otellerin online rezervasyon hizmetlerinin, kültürel etkinliklerin olduğu sitelerin yapılması gerekiyor.Yerel yönetim ve üniversiteler işbirliği ile hazırlanan bu web siteleri ile bilişim çağına çok daha iyi bir şekilde ayak uydurulabileceğini umut ediyorum. Bu arada merak edenler olabilir cep telefonu ile ilgili olarak. Kazandığım telefonun modelini buradan inceleyebilirsiniz. Özellikleri güzel olan pilipis marka bir telefonum oldu. Hiç yoktan iyidir diye düşünmekle beraber bugün kahrımı çeken sekiye teşkürlerimi sunmak isterim. Sonuç olarak tüm bunlar web tasarımı konusunda becerilerimi geliştirme isteğimi daha fazla artmış oldu. Umarım içimdeki heves azda olsa hep devam eder. Yarışmayı düzenleyen ve destek veren herkese teşkürler.
Tarih:Nisan 1, 2008 - Yazan:yusuf
Biriktirdiklerim
Dün (31 Mart) benim doğum günümdü ve bir sene daha yaşlanmanın vermiş olduğu duyguyla yazıyorum bu yazıyı. Koca bir sene daha takvim yapraklarından dökülürken hayatın benden çaldıklarını, hayatın bana kattıklarını düşünürken fikrimden yazıya dönüştü tüm yaşadıklarım. Geride bıraktığım bir senenin muhasebesi belkide bu yazılanlar. İyisi ile kötüsü ile koca bir sene daha geçerken hayat biraz daha belirsiz devam ediyor. Ne var ki içimdeki umut ateşi hergün yanmaya devam ediyor. İnsanoğlu kendini rahatlatmak için bazen gece yastığa başını koyduğunda günün muhasebesini yapar. Ben de dün gece doğum günümü kutlayan mesajlar eşliğinde koca bir seneyi gözümün önüne getirdiğim. Ne çok şey sığdırmışım aslında 365 günüme. Geçen sene bu zamanlarda diye başlayan cümleleri hep gri saflığı ile gözümün önüne getiririm. Geçen sene bu vakitlerde lisans eğitimimi yıl kaybı olmadan bitirmeyi, yüksek lisans yapmayı, dostlarımla daha fazla vakit geçirmeyi hayal ediyordum. Şükürler olsunki lisans eğitimimi tam vaktinde iyi denecek bir not ortalamasıyla ve daha da önemlisi bana kattıklarıyla bitirmiş oldum.
Mezuniyet gecesine ankaradan ayağımın tozuyla yetişmem, o çoşku ve heyecanı tüm benliğimle hissetmem güzeldi. Sonrasında arkadaşlarla keşke bunu daha önce yapsaydık dediğimiz fasıl gecesini hatırlar oldum. Hakketen eğlenceli fekat hüzün dolu bir geceydi yaşadığımız. O günden sonra herkes hayatın farklı bir limanına savruldu. Askere gidenler, yüksek yapanlar, iş bulanlar, iş bulamıyanlar hep o masadaydı. Onun öncesinde yapılan piknikler, toplaşmalar çok güzeldi. Hüzünlü gözlerle hatırlıyorum o günleri. Sonrasında mezun olmanın vermiş olduğu heyecan ile master için başvurmalar kimisinden kahrolası ! ingilizce yüzünden elenmem, kimisinden kabul alıp master hayatıma başlamam. Özellikle 2007′nin ikinci yarısı benim açımdan pek iyi geçmedi denebilir. Hep aksilik üstüne aksilikler yakamı bırakmadı. Yase’nin dediği gibi kurşun döktürmenin vaktiydi herhalde. Neyse efenim master hayatıma başladım fekat ne idüğü belirsiz engellerden dolayı, bilimsel hazırlık okuyacaksınız şeklindeki hiç etik olmayan ve bana göre saçma olan muamelelerle karşılaştık ve birçok arkadaş master sevdamızdan vazgeçmişti. Hakketende hevesim kırılmıştı bu olaydan dolayı ki tamamen haklı olduğumuz bir konudan dolayı, üni. faşizminden dolayı, madurduk ve sonuç olarakta insanın hiçmi hiç değeri olmayan memleketimizde olan yine bize oldu. Hayatımın asıl amacı olan kamuda çalışma fikrine sarıldım o günden sonra. İyi kötü bugüne kadar çalışmaya çalıştım ve inşallah aynı tempoda çalışmaya devam ederim. Bu bir yıllık süreçte değerli arkadaşım, kardeşim burcan namı diğer MBC ile olan muhabbetimiz daha da arttı ve haftasonları çağlar yusuf ikilisine MBC’de katılmış oldu. Biz halen buraları beklemeye devam ediyoruz. İnşallah hepimiz için iyi kapılar açılmış olur.
2007 benim için idare edecek kıvamdayken etrafımdaki arkadaşlarımla mutlu oldum. Canım partnerim dışişlerini kazandı ve hakkettiği yerde çalışmaya başladı. Bir diğeri ise odtüde yapmış olduğu yüksek yetmeyip yurtdışında doktora için hazırlıklara başladı. MBC ziraatte çalışmaya başladı. Lisanstaki kardeşlerim vatani görevleri için memleketin her köşesine dağıldılar kimisi yurtdışı tecrübesi yakaladı. Kısacası başarılı ve dopdolu bir nesil geliyor memlekete. Çağlarında okulu bittiğinda bu halka tamamlanmış olacak. ::) Ayrıca selçuk bu haftada çıkmazsan dışarı rezil etcem seni 70 milyona ehehe.
Bu sene beni en derinden etkileyen olay ise her yaz gittiğimiz memleketime gidememiş olmamdır. Memlekete hasreti bir başka hakketende. Ne olursa olsun özlüyorum erzincanı. Çarşının göbeğindeki çeşmeden soğuk su içmeyi, pestil yemeyi, akrabalarımı, bahçeli evimizi yani herşeyi özledim memlekete dair. Son üç ay haricinde o kadar çok şey yaşadımki hayata dair aklıma hepsi gelmiyor fakat şimdilik hatırlayabildiğim kadar. 23 yaşımın bende biriktirdikleri ise sağlığım ve sıhhatimin yerinde olması, ailemin arkadaşlarımın yanımda olması ve içimdeki geleceğe dair büyük umut. İnşallah yeni yaşımda beklentilerimiz gerçekleşir, benim senin hepimizin. Yanımda olan herkese kucak dolusu sevgiler…
Tarih:Mart 13, 2008 - Yazan:yusuf
13 Mart 1992
Bu tarihi ömür boyunca unutmayacağıma eminim. Bir insanın hayatı nasıl kendi isteği dışında değiştiğinin örneklerinden biridir herhalde. Akşam tvde haberleri izlerken saat 19:23 olduğunda gözüm duvardaki saati kontrol etti ve anneme dönüp geçmişi hatırladık. Dün gibi hatırlıyorum çocukluk yıllarımın , belkide hayatımın en önemli olaylarından birini. Çaylarımızı hazırlamış yudumlarken trt kanalını açmış annem, babannem ve kardeşimle televizyon izlerken saatler 19:22de bir dakika sonrasında hayatımızın tamamiyle değişeceğinden habersiz oturuyorduk. Saatler haber bülteninde erzincan depreminin vaktini söylediği vakit benim ve ailemin hayatı tamamiyle değişmişti. Bu yazıyı yazarken bile babannemin beni tutup dışarıya koşması, kardeşimle anneminde aynı şekilde dışarıya çıkmaları gözlerimde canlanıyor. Bahçeli bir evde oturduğumuz için evimizde çok şükür pek bir hasar yoktu fakat ben o gece erzincanı büyük bir felaketin vurduğunu az çok tahmin etmiştim. Dışarı çıkar çıkmaz çam ağacını halen sallandığını gördükten sonra, dışarıdan gelen çığlık ve bağrışmaları duyduğumda hemen kendimi dışarı, sokağa atmıştım.
Hayatımın her anında örnek aldığım ve alacağıma dair kendime söz verdiğim rahmetli dedem yatsı namazına gitmişti ve aklım onda kalmıştı. Sokağın başındaki lambanın altında arka fonda bizimkilerin “yusuf uzak bir yere gitme” seslenişleri ile dedemi karanlık sokakta gelirken gördüğümde hayatın ne garip olduğuna bir kez daha inanmıştım. Bizim oturduğumuz bölgede çok katlı binalar olmadığı için pek yıkılan binalar yoktu fakat ben dedemin gelişine sevinirken başka canlar, hayatlar beton yığınlarının altında kalmış resmi rakamlara göre 700 den fazla kişi vefat etmişti. Dedeme sıkısıkıya sarılışım, elimden tutup beni eve götürmesi hala hatıralarımda. O vakitlerde babam gece vardiyasında olduğu için gözümüz hep telefonda babamdan haber bekliyorduk ve şükürler olsunki fabrikada hasar olmasına rağmen kimseye birşey olmamıştı. Şimdi hatırlıyorumda babam daha bir zayıf saçları daha bir fazlaydı. Kolay değil 16 yıl geçmiş bu üzücü olaydan ve sadece babamın değil hepimizin hayatı değişmişti.
Karanlıkta geçen saatler, soğuk kış günleri, yardım kuyrukları felan bunların hepsi insanın hatıralarında önemli bir yer tutsada değiştirecek ehemmiyette değildir herhalde. Benim hayatımı değiştiren olay birgün babamın gelip tayin listesiyle ilgili görüşlerimizi almasıydı. Ya bursaya gidecektik, ya adanaya ya da manisaya. İnsanın ömründe kırılma noktaları varya bizim için de kırılma noktası o andı herhalde. İlkokul ikiye giden bir velet olarak bursa ve adananın ismini duymuş fakat manisanın ismini hiç duymamıştım hatta haritada yerini bile bilmiyordum. Hayal meyal hatırladığım kadarıyla ders kitabımın arkasındaki haritayı alıp erzincandan manisaya kırmızı bir çizgi çizmiştim. Çizdikçe bitmeyen bir yoldu bu. Önce sivası geçiyorsun sonra ankaraya geliyorsun ve batıya doğru gitmeye devam ediyorsun. Afyonu geçerken ileride afyonun hayatımın bir kısmında çok önemli olacağını bilmeden çizmeye devam ediyorsun. Çizdikçe kaderimizin bize bahşettiği yere doğru iyice yaklaşıyordum. Dosdoğru gidip manisada durmuştum. “Vay be ne uzak” dediğimi hatırlıyorum. Gerçektende uzak çok uzak geliyor insana. Hele gurbete gittiysen uzak kelimesinin yerine daha acıklı eşanlamlı kelimeler bulmaya çalışıyorsun. Hayatımı bundan sonra çizecek olan şehr-i manisaya gitmek, mahalledeki arkadaşlarımdan, abilerimden ayrılmak, yaz vakti topluca daldığımız bahçelerden , mahalle maçlarımızdan, ilkokulumdan, akrabalarımdan yani erzincandaki hayatımdan içkuvvetlerin etkisiyle ayrılmak zorunda kalmıştım.
Manisa benim için tam bir bilinmezlikti ve doğduğum şehre göre daha büyük ve gelişmiş olan bu şehre ayak uydurmak çokta problem olmamıştı.Eğitim hayatımda bu noktalara gelmemdeki en büyük pay sahibi olan Mukadder Dane hocamı tanımış olmam benim Manisadaki en büyük şansımdı. Onun hakkını inşallah adı bende saklı bir hediye ile ödeyeceğim ileride. Hani derler ya musibette bile hayırlı birşeyler vardır diye hakketende başıma gelenler örnek olarak verilebilir. Çok kral arkadaşlıklar, dostluklar kurdum buralarda. Halen görüştüğüm çok değerli arkadaşlarım, dostlarım ve kardeşlerim oldu. Belki gurbette yaşamak zor geldi bayram vakitleri fakat buralardaki dostlar hep bu boşluğu doldurdu. Manisaya yakın olduğu için İzmir’de okumalar ve oradada çok kral insanlarla tanışmam herhalde bir lütuftur bana.
Bazen derinlere dalıp düşünüyorumda eğer deprem olmasaydı ben şimdi nerelerde olurdum. Muhtemelen üniversiteye gitmiş olacaktım fakat hangi şehirde hangi bölümde olacağımı pek kestiremiyorum. Zaten biraz daha düşünürsem kafayı yiyeceğimi bildiğim için hemen fikrimden bu düşünceleri siliyorum. Şu anda soluk alıp verirken hayatımı gözümün önüne getiriyorum ve ne olursa olsun mutlu olduğumu düşünüyorum.
Mevzu depremi anmaktı fakat biraz hayat hikayesi gibi oldu. Ayrıca burada dikkat çekmek istediğim konu ise hala milletçe depreme hazır değiliz. Dün gerçekleşen 4.8 büyüklüğündeki deprem ile memleketteki deprem gerçeği bir kez daha hatırlanmış oldu fakat alınan önlemlerin yeterli olmadığı kanısındayım. Memleketin her tarafı deprem kuşağında olduğu için sadece İstanbul mevzu bahis olmamalı ve topyekün önlemlerin alınması gerekiyor. Biz unutsak bile deprem kendini unutturmuyor maalesef.
Uzun bir fikriyat oldu herhalde. Herkesin hayatında dönüm noktaları vardır. Yukarıda yazılanlarda hayatımdaki dönüm noktalarından birtanesi fakat en önemlilerinden biri kanımca. Hayat tüm süprizleri ile devam ediyor zaten bakalım daha neler göreceğiz.

