Bankacılık Sektörüne Genel Görünüm -Eylül 2013

12 Kasım 2013 tarihli BDDK tarafından yayınlanan Türk Bankacılık Sektörünü Genel Görünüm adlı çalışma sektörün gelişiminin analizi açısından, resmin tamamını görme açısından büyük faydası olmaktadır. Çevremizdeki arkadaşların çoğunluğu bankacılık sektöründe çalıştığından yayınlanan bu raporun belli başlı noktalarına dokunarak bir özet çalışma hazırladım. Gerçekten önemli verilerle ileriye ışık tutan bu çalışmayı umarım sıkılmadan okursunuz.

Bankacılık sektörünün aktif toplamı 2013 yılının 3. Çeyreğinde %20,3 artarak 1.649 milyar TL seviyesine ulaşırken 3. Çeyrekte %7,9 artış kaydetmiştir. Risk iştahının azaldığı, gerek yurtdışı piyasalarda gerekse de yurtiçi piyasalarda faiz oranlarındaki yükseliş, gezi olayları başta kredi faizleri olmak üzere mevduat ve fonlama maliyetlerinin yükselmesi olumsuz etki yaratmadığı görülmektedir. Sektörde yılın ilk çeyreğinde %4,2 , ikinci çeyreğinde %7 ve üçüncü çeyrekte ise %7,9 büyüme kaydetti.

Kredilerdeki artışa bakıldığında ise toplam kredilerde 990,4 milyar TL seviyesine ulaşılmış ve Mayıs ayında açıklanan FED raporları ve TCMB’nin borç verme faiz oranının %7,75’e yükseltmesine paralel olarak faiz oranlarında yükseliş görülmüş ve bu artış kredi hacmindeki büyümeyi bir miktar sınırlandırmıştır.

Sektörün en önemli kar yaratıcı kalemlerinden biri olan kredi kartlarına dair analize bakıldığında toplam alacakların %44,4’ü taksitli alacaklardan oluşurken ki bu veri 2010 yılına aitti,  2013 yılı Eylül ayında söz konusu oran %57,7’ye yükselmiştir. Taksit sayılarına bakıldığında ise 2010 yılında ortalama taksit sayısı 6,6’dan 2013 Eylül’de 6,9’a yükselmiştir. Bu oranlar kart kullanıcılarının daha fazla takside yöneldiğini göstermektedir. Bu noktada piyasaya yeni giren kredi kartı markalarının olması, sonradan taksitlendirme koşullarının yaygınlaştırılması bu oranın artmasına hatta daha fazla artmasına neden olmaktadır.

Takipteki alacaklara ait verilere bakıldığında ise takipteki alacaklarda en fazla artış %10,4 ile bireysel kredilerde gözlenirken,  KOBİ kredilerinde %10,7 ve kurumsal/ticari kredilerde ise %2 artış görülmüştür.

Mevduat kalemine bakıldığında ise yabancı kaynaklar içinde Eylül 2013 itibariyle %61,8 ile en fazla paya sahip olup Eylül 2013 itibarıyla %113 olan Türk bankacılık sektörü mevduatın krediye dönüşüm oranı  %113’tür. Euro Alanında bu oran ise %111’dir.

Bankacılık sektörü dönem net karı önceki yıla göre %16,2 artarak 19.851 milyon TL’ye yükselmiştir. Raporda dönem net kârının artmasında, net faiz gelirlerindeki artışın yanı sıra, diğer faiz dışı gelir/gider dengesindeki olumlu gelişme etkili olduğu belirtilmiştir. Net faiz gelirlerindeki artışta, mevduat maliyetlerindeki azalış ile genel olarak mevduat dışı kaynakların görece düşük maliyetleri sonucunda yüksek düzeyde gerileyen faiz giderleri belirleyici olduğunun altı çizilmiştir.

Aslında kar rakamlarındaki bu artış daha fazla olabilirdi fakat TCMB’nin 27.05.2013 tarihinde yayınladığı tebliğde Kredili Mevduat Hesaplarında uygulanacak olan akdi ve gecikme faiz oranlarının kredi kartı işlemlerinde uygulanacak akdi ve gecikme faiz oranlarını geçemeyeceği yönündeki düzenlemesi kar rakamlarını etkilemiştir. KMH faiz gelirlerinin toplam faiz gelirleri içerisindeki payı Mayıs 2013 döneminde %4,43 iken Eylül ayında bu oran %3,5 düzeyine gerilemiştir.

Bankacılık sektörünün aktif pasif gelişimlerine bakıldığında ise  aktif toplamı 2013 yılının dokuz ayında %20,3 artarak 1.649 milyar TL seviyesine ulaşmıştır. Eylül 2013 itibarıyla yıllık büyüme %26 olarak gerçekleşmiştir.

Mevduatın yıllık artış hızı ise 2012 yılında son beş yılın en düşük seviyelerinde oluşmakla birlikte aynı yılın ikinci yarısında artmaya başlamış, 2013 yılında %15’lik yıllık artış oranına ulaşmıştır.

Eylül 2013 itibarıyla, toplam pasifin %54,7’sini mevduat, %16,2’sini yurtdışı bankalara borçlar, %11,5’ini özkaynaklar, %7,1’ini ise repo yoluyla sağlanan fonlar oluşturmaktadır.

Sektördeki kredi dağılımlarına bakıldığında ise eylül 2013 itibarıyla bankacılık sektörü toplam kredilerinin %42’si kurumsal/ticari kredilerden, %32,3’ü bireysel kredilerden, %25,7’si ise KOBİ kredilerinden oluşmaktadır.Yılın ikinci çeyreğine göre kurumsal/ticari kredilerin toplam krediler içindeki payı 0,6 puan artarken, KOBİ kredilerinin payı 0,1 puan, bireysel kredilerin payı ise 0,5 puan gerilemiştir.

2012 yılsonuna göre kredilerde gözlenen artışın 8

%44,5’i kurumsal/ticari kredilerden, %27,8’i KOBİ kredilerinden,%27,7’si ise bireysel kredilerden kaynaklanmaktadır. Bireysel kredilerin detayına bakıldığında ise Bireysel kredilerin %74’ü tüketici kredilerinden , %26’sı kredi kartından oluşmaktadır. Tüketici kredilerinin ayrımına bakıldığında ise %51.7’si ihtiyaç ve diğer tüketici kredilerinden , %44,8’i konut kredilerinden , %3,5’i ise taşıt kredilerinden oluşmaktadır.

Özellikle konut kredilerinde projelerin çeşitlenmesi, faiz oranlarındaki düşüş 2013 yılını konut kredileri açısından hareketli geçirmiştir. 2012 yılsonuna göre en yüksek artış hızına sahip kredi segmenti %23,4 ile konut kredileri olup %22,2 ile ihtiyaç ve diğer tüketici kredileri takip etmektedir. Ancak, son çeyrekte ihtiyaç ve diğer tüketici kredilerinin %6,4’lük artış oranı konut kredilerinin %5,8’lik artış oranının üzerinde gerçekleşmiştir.

 

*Takipteki Alacaklar

 

Takipteki alacaklara bakıldığında 2013 yılının 3. Çeyreğinde en fazla artış bireysel kredilerde görülmektedir. Bireysel kredilerin detayına bakıldığına ise kredi kartı alacaklarındaki artış en yüksek artış olarak dikkat çekmektedir.

Türler itibarıyla takipteki alacaklarda yaşanan değişimler neticesinde toplam takipteki alacaklar içinde kurumsal/ticari kredilerin payı %37,7’ye gerilerken; KOBİ kredilerinin payı %28,7’ye, bireysel kredilerin payı ise %33,6’ya yükselmiştir.

d) Mevduat

Mevduatın pasif toplamı içerisindeki payı 0,1 puan azalarak %54,7 düzeyinde olmuştur.

Eylül 2013 döneminde tasarruf mevduatının  toplam mevduat içerisindeki payı yılsonuna göre 2,1 puan azalarak %58,2 olarak gerçekleşmiş, resmi mevduatın payı 0,6 puan, ticari ve diğer mevduatın payı ise 1,5 puan artmıştır.

2013 yılının üçüncü çeyreğinde brüt kredi artış oranının (%7,5) mevduatın artış oranının (%7,8) altında gerçekleşmesiyle mevduatın krediye dönüşüm oranı 0,3 puan azalarak %113 seviyesine gerilemiştir. Banka grupları arasında yabancı bankalar %118,4 ile en yüksek orana sahip iken, kamu bankaları %95,2 ile sektör ortalamasının altında yer almaktadır.

 

Eylül 2013 itibarıyla %113 olan Türk bankacılık sektörü mevduatın krediye dönüşüm oranı Euro Alanı (%111) ortalamasına yakındır.

 

Etiketler:, , , , , , , , ,

Benzer Yazılar

Yazar:
Önceki Yazılar Sonraki Yazılar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0 paylaşım